24 Ocak 2014 Cuma

Boşanma (divorce) hukuki kurallar çerçevesinde yapılmış bir evliliğin, tarafların
karı-koca olarak hiçbir bağlarının kalmaksızın; fakat varsa ortak çocukların hakları
saklı kalmak üzere yargıç kanalıyla sona erdirilmesine ve tarafların başkaları ile
yeniden evlenmelerine olanak veren hukuki bir işlem olarak tanımlanmaktadır.

   Boşanmanın Çocuk Üzerindeki Etkileri
Boşanmanın çocukları nasıl etkilediği konusunda genellemeler yapmak olanaksızdır. Çünkü her boşanma olayı aslında kendine özgüdür. Fakat her şeye rağmen, psikolog ve eğitimciler çocuğun boşanma anında ki yaşına bakılarak boşanmanın onu nasıl etkileyeceği konusunda bazı genellemeler yapılabileceğini ileri sürmektedirler. Boşanma süresinden, gerilimlerinden en fazla çocukların zarar gördüğü çeşitli araştırmalarla ortaya konmuştur. Boşanmada en büyük bedeli çocuklar öder. Öfkenin ve düşmanca tutumların çokça yaşanması çocukta sevilmediği duygusunu uyandırır. Çoğu zaman da boşanmadan çocuklar kendilerini sorumlu tutarlar ve suçluluk duygusu geliştirirler.
Çocukların sorunları boşanma ile birlikte artmaktadır. Tam aileye sahip çocuklara göre tek ebeveyne sahip çocuklarda uyum problemlerinin daha fazla görüldüğü belirtilmektedir. Yapılan araştırmalar, tek ebeveyne sahip çocuklarda ruhsal uyumsuzluk oranının yüksek olduğunu göstermektedir. Bu uyumsuzlukların en önemlileri, okul başarısızlığı, depresif ruh hali, kavgacı olma (saldırganlık) gibi çeşitli davranış bozukluklarıdır. Parçalanmış aile deneyimi, çocuğun toplumsallaşma sürecinde problemler yaratması sonucu sosyal davranışlarında aksaklıklara neden olur.
Ailenin, boşanma veya terk gibi nedenlerle dağılması sonucu çocuğun duygusal yönden zarar görmesi saldırganlığa neden olan faktörlerdendir. Ebeveyni tarafından terk edildiğini düşünen ve artık sevilmediği duygusuna kapılan çocuk, ebeveynine karşı olan tepkisini saldırgan davranışlarla ortaya koyabilir.
Başa çıkma becerilerinin eksikliği, dış desteği kullanmadaki yetersizlik ve boşanma durumunda kendini suçlama eğilimleri nedeniyle boşanmanın etkisi çocuklar için oldukça örseleyici olabilir. 9-12 yaşları arasındaki 98 çocuk üzerinde yapılan çalışmada, boşanmış anne-babaların çocuklarının, daha fazla kaygı, daha düşük zihinsel yetenek ve daha az sosyal destek algıladıkları tespit edilmiştir.
Boşanma sırasında çocuğun yaşının, çocuğun psikolojik ve sosyal uyum ve anne-baba ile ilişkilerine üzerine en anlamlı etki eden faktörlerdir. Her çocuğun gelişim hızı aynı olmasa da, aynı yaş grubundaki çocuklar benzer özellikler taşır. Ailenin dağılması, aynı yetişkinlerde olduğu gibi, çocuklarda da bir çok değişik duygusal tepkiye yol açar. Çocuklar bu duyguları ilerideki yaşamlarının çeşitli aşamalarında tekrar tekrar yaşayabilirler. İçinde bulundukları yaşa göre bazı duygular öne çıkar, diğerleri geri planda kalıp ileriki yaşlarda tekrar yoğunluk kazanır.
 Küçük çocuklar boşanmadan hemen sonra çok fazla problem yaşarlarken; büyük çocuklar (ergenlik öncesi ve ergenlik dönemindekiler) daha ileride bu tür problem yaşamaktadırlar. Ergenlikle beraber, yukarıda sayılan birçok olumsuz etkinin yanı sıra boşanma sonrası hayata eleştirel yaklaşan, olumlu düşünemeyen, hedef koyma ve strateji oluşturmada yetersiz, kişiler arası ilişkilerde sorunlar yaşayan, dürtülerini kontrol edemeyen, sınırlarını kestiremeyen, savunma mekanizmalarını sık ve yanlış kullanan, suç işlemeye eğilimli bir kişilik yapısının ortaya çıkması, oldukça yüksek bir ihtimaldir.
Çocuğun davranış ve gelecek modelleri anne-babalardır. Boşanmış anne–baba çocuktaki aile olgusunu, modelini olumsuz oluşturmasına neden olur. Fakat tüm bu olumsuzluklara rağmen eğer anne-baba arasındaki iletişim problemli ise sürekli o hanede çatışma var ise, öncelikli olarak gerekli destek alınmalıdır. Boşanma tercihi, uzmanlar için lanetli bir tercih olmayabilir…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder